IV Kolin | Uzm. Dr. Derya CAN

IV Kolin Tedavisi

 

Kolin maddesinin insanlar için temel öneme sahip bir besin olduğu, tıp camiası (Institute of Medicine) tarafından 1988’de tescil edilmiş,1998 yılında ise kolinin besin öğeleriyle alınması gerektiği ortaya atılmıştır. Vücudumuzda bir miktar kolin üretilmektedir ancak beslenme yoluyla da kolin almamız gerekiyor. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki çoğu kişi beslenme yoluyla bu maddeyi yeterince alamamaktadır.

 

Kolin hücre zarı yapısında, hücreler arası iletişimde, kolesterolün karaciğere taşınması ve metabolizmasında, DNA sentezinde, sinir sisteminde, bellek, kas hareketi, kalp atımı dahil bir çok alanda önemli bir maddedir.

 

Kolin organik yapıda ve suda çözünen bir maddedir. Vitamin veya mineral değildir ancak B vitaminlerine benzediği için o grupta değerlendirilmektedir.

Kolinin günlük alımı için net bir oran yoktur. Ancak kişilerin yaş, cinsiyet, genetik faktörler gibi durumlarına bağlı olarak günlük alınması gereken miktar değişmektedir.

 

En çok bulunduğu besin maddeleri; dana ciğeri-böbreği, tavuk ciğeri, yumurta, somon, karnabahar, brokoli.

Kalp hastalığı riskini azaltır. Beyinde bellek durumu, duygu durumu, zekâ gelişimi-optimizasyonu gibi işlevlerde önemlidir. Karaciğerin sağlıklı çalışması için önemlidir.

 

Kolin eksikliğinde karaciğer ve kaslarda hasar oluşur. Maraton koşucularında kolin miktarının düşük olduğu tespit edilmiş. Alkol tüketimi olanlarda vücuttaki kolin miktarı düşük bulunmuş. Östrojen vücutta kolin üretiminde gereklidir, bu nedenle menopozdaki kadınlarda seviyeleri düşmektedir.

"Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz."