Uzm. Dr. Derya CAN

İstanbul’da doğdu, ilk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamladı. 2002-2005 yıllarında İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudu. Çocukluğundan beri macerayı çok seven Derya sade bir tıp fakültesinin ona yeterli gelmeyeceğini düşünerek askeri bir okul olan GATA Tıp Fakültesi’ni üniversite tercihlerinin ilk sırasına yazdı.

2005 yılında başlayan askeri tababet macerası bol aksiyonlu, tüfekli tabancalı atışlı, biraz da sürünmeli olarak 2011 yılında Tabip Teğmen olmasıyla devam etti. Alacağı eğitimler tabii ki bitmedi ve kıta görevi için bir yıllık askeri eğitimlerini kurslarını tamamlayarak arada da TUS diye bitmeyen sınavlar silsilesine hazırlandı.

1 yılın sonunda hem askeri eğitimleri hem de TUS’u başarıyla geçmesine rağmen mecburi hizmet için Bingöl’ün yolunu tuttu. Tüm Türkiye bizimdir diyerek gittiği Bingöl Garnizonunda askerine, jandarmasına ve polisine hizmet etti.

Dr. Derya CAN Askeri Üniforma

Macera severimizin aksiyonları orada da bitmedi, Bingöl Garnizonundaki tüm birliklerin tedavilerini üstlenmekle kalmadı ambulans helikopterle hasta-yaralı taşıma görevlerini de layıkıyla yerine getirdi. Kendisine bir şapka hiç yeterli olmadı çünkü.

2012 yılında kazandığı TUS’un ardından uzmanlık eğitimini almak için 2014 yılında tekrar GATA’ya döndü. Durağanlık ona göre değildi çünkü. 2016 yılında eğitimi devam ederken Sağlık Bakanlığı’na bağlı askeri hekim statüsüne geçerek mesleki yolculuğuna devam etti. 2019 yılında uzmanlık eğitimini tamamlayarak Çubuk Halil Şıvgın Devlet Hastanesi’ne atandı. Bu hastanede güzel ve sıcak bir hastane ortamının nasıl olabileceğini, personelin değerinin olduğunu öğrendi.

Dr. Derya CAN Ankara Ağrı Tedavisi

Öğrenmenin yaşı ya da sonu yoktu sonuçta. Mesleki deneyimi arttıkça kendisine yeni bir soru sormaya başladı: Ağrı yaşayan hastalar için daha başka neler yapabilirim? Bu arayışı sırasında GETAT yöntemleri ve ağrı tedavisiyle karşılaştı. Bir yerden başlamak lazım diyerek proloterapi kursuna katıldı ve katıldığı günden sonra da bir daha proloterapi dünyasından çıkamadı. Bu nasıl bir tedavidir, ağrıyı nasıl dindirir, hastaları nasıl iyileştirir derken kendisini tekrar Gülhane’de ama bu sefer proloterapi bölümünde buldu.

Bu alanın yalnızca uygulamayla sınırlı kalmaması gerektiğine inanarak eğitimini ve klinik deneyimini sürdürdü. Eylül 2026 itibarıyla, 100.000’den fazla hastanın değerlendirme ve tedavi süreçlerinde yer aldı. Bunlarla da yetinmedi mutfağına birçok GETAT tedavisini kattı. Bel ağrısı, fibromiyalji, PRP ve geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri üzerine bilimsel çalışmalar yaptı; ulusal ve uluslararası makaleler, bildiriler ve kitap bölümleriyle akademik çalışmalarını sürdürdü. Ve tüm bunların üzerine yeni bir maceraya atılması gerektiğine karar vererek Sağlık Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndaki görevlerinden ayrılarak kendi muayenehanesini açtı.

Tek bir amacı vardı: Ağrı yaşayan hastalara yalnızca proloterapiyi değil, hastanın ihtiyacına göre farklı tedavi seçeneklerini değerlendirebileceği, kişiye özel ve bütüncül bir yaklaşım sunmak; yıllar içerisinde edindiği klinik deneyimi ve GETAT alanındaki birikimini hastalarıyla paylaşmak.

Uzm. Dr. Derya CAN Muayenehanesi

30.06.2022 itibarıyla Binbaşı rütbesindeyken görevinden ayrılarak kendi muayenehanesinde hasta kabulüne başladı ve halen Ankara Çankaya’daki muayenehanesinde çalışmalarına devam etmektedir.

Muayenehanesinde özellikle ameliyatsız ağrı tedavisi ve iyileşme odaklı uygulamalara yoğunlaşan Uzm. Dr. Derya Can; bel, boyun, diz, omuz, eklem, kas ve bağ dokusu kaynaklı ağrıların değerlendirilmesinde kişiye özel tedavi yaklaşımları uygulamaktadır.

Proloterapi, PRP, kök hücre tedavisi, eksozom, nöroproloterapi, prolozon, ozon, kolajen ve hyaluronik asit enjeksiyonları gibi farklı tedavi yöntemlerini hastanın ihtiyacına göre planlamaktadır. Bunun yanında ESWT, lenfödem uygulamaları ve çeşitli GETAT yöntemlerinden de yararlanmaktadır.

Yıllar içerisinde edindiği klinik deneyimi kendi muayenehanesine taşıyan Derya Can, ağrının yalnızca geçici olarak azaltılmasını değil, ağrıya neden olan yapıların ve hastaya özgü faktörlerin birlikte değerlendirilmesini hedefleyen bir yaklaşım benimsemektedir. Longevity, IV serum destekleri, vitamin ve mineral uygulamaları ile fonksiyonel tıp yaklaşımını da kişiye özel sağlık planlamalarının bir parçası olarak değerlendirmektedir.