Haglund deformitesi, topuk arkasında kemik çıkıntısının oluşmasıyla kendini gösteren bir ayak problemidir. Bu çıkıntı, özellikle ayakkabı sürtünmesiyle birleştiğinde ağrıya, şişliğe ve kızarıklığa yol açabilir. Genellikle sert tabanlı ya da topuklu ayakkabı giyenlerde daha sık görülür. Tedavi edilmediğinde yürüyüş konforunu önemli ölçüde bozabilir.
Haglund Deformitesi Nedir?
Haglund deformitesi, topuk kemiğinin (kalkaneus) arka üst kısmında anormal kemik çıkıntısının gelişmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu kemik çıkıntısı, aşil tendonunun yapışma bölgesine yakın konumlandığı için tendon üzerinde baskı ve tahrişe neden olabilir. Sonuçta topuk arkasında ağrı, iltihap ve şişlik görülür.
Hastalık çoğunlukla yanlış ayakkabı tercihi, yüksek topuklu veya sert kenarlı ayakkabıların uzun süre kullanımıyla ilişkilidir. Ayrıca aşil tendonunun gerginliği, ayak yapısındaki bozukluklar ve aşırı fiziksel aktivite de risk faktörleri arasında yer alır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmesi, ayakkabı kullanım alışkanlıklarıyla ilişkilendirilir.
Erken dönemde ağrı ve kızarıklık gibi basit belirtilerle başlayabilir. Ancak zamanla kalsifikasyon ve aşil tendonu hasarı gelişebilir. Bu nedenle Haglund deformitesi yalnızca kozmetik bir sorun değil, fonksiyonel açıdan da önemli bir sağlık problemidir.
Haglund Deformitesi Belirtileri Nelerdir?
Haglund deformitesi genellikle topuk arkasında oluşan ağrı ve şişlikle kendini gösterir. Belirtiler zamanla artabilir ve hastanın günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir.
- Topuk arkasında ağrı: Yürürken veya ayakkabı giyildiğinde şiddetlenir.
- Şişlik: Topuk arkasında belirgin yumuşak doku şişliği gelişebilir.
- Kızarıklık ve sıcaklık: Sürtünme ve iltihap sonucu ciltte tahriş meydana gelir.
- Ayakkabı vurması hissi: Özellikle sert tabanlı ya da topuklu ayakkabılarla rahatsızlık artar.
- Aşil tendonunda gerginlik: Tendonun çıkıntıya yakınlığı nedeniyle hassasiyet oluşabilir.
- Yürüme güçlüğü: İleri vakalarda adım atmak zorlaşır.
- Kronikleşen ağrı: Uzun süre tedavi edilmezse kalıcı rahatsızlık haline gelebilir.
Sonuç olarak, Haglund deformitesinin belirtileri çoğunlukla mekanik baskıya bağlıdır. Erken dönemde fark edilmesi tedavi sürecini kolaylaştırır ve kronikleşmenin önüne geçebilir.
Haglund Deformitesi Nasıl Gelişir?
Haglund deformitesi, topuk kemiğinin arka üst kısmında kemik çıkıntısının zamanla oluşmasıyla gelişir. Süreç genellikle yavaş ilerler ve farklı evreler halinde ortaya çıkar.
Başlangıçta, topuk arkasında tekrarlayan sürtünme ve baskı nedeniyle ciltte kızarıklık ve tahriş gözlenir. Bu dönemde şikâyetler genellikle ayakkabı giyildiğinde ortaya çıkar.
İlerleyen evrede kemik çıkıntısı büyümeye başlar ve aşil tendonuna daha fazla baskı yapar. Bu durum, tendon çevresinde iltihap ve yumuşak doku şişliği ile sonuçlanır.
Kronikleşen olgularda ise tendon yapısında kalsifikasyon, kalıcı ağrı ve ciddi hareket kısıtlılığı gelişebilir. Bu nedenle Haglund deformitesi sadece mekanik bir sorun değil, aynı zamanda ilerleyici bir tablo olarak değerlendirilmelidir.
Haglund Deformitesi Neden Olur?
Haglund deformitesi tek bir nedene bağlı değildir. Birden fazla faktör topuk kemiği arkasında anormal çıkıntı gelişmesine yol açabilir.
- Yanlış ayakkabı seçimi: Sert kenarlı veya yüksek topuklu ayakkabılar topuk arkasında sürekli baskı yapar.
- Aşil tendonunun gerginliği: Tendon yapısı çıkıntı bölgesine fazladan yük bindirir.
- Ayak yapısı bozuklukları: Çukur taban (pes cavus) veya aşırı içe basma deformiteyi kolaylaştırır.
- Yoğun sportif aktiviteler: Koşu ve zıplama gibi tekrar eden travmalar topuk arkasını zorlar.
- Genetik yatkınlık: Bazı kişilerde kemik yapısına bağlı olarak daha sık görülebilir.
- Cinsiyet ve alışkanlıklar: Kadınlarda topuklu ayakkabı kullanımı deformitenin riskini artırır.
Sonuç olarak, Haglund deformitesi çoğunlukla mekanik baskı ve anatomik yatkınlığın birleşimiyle ortaya çıkar. Nedenlerin erken fark edilmesi, deformitenin ilerlemesini yavaşlatabilir.
Haglund Deformitesi Nasıl Önlenir?
Haglund deformitesi tamamen önlenemese de, risk faktörlerini azaltmaya yönelik adımlar sayesinde gelişme olasılığı düşürülebilir. Özellikle ayakkabı seçimi ve günlük alışkanlıklar bu noktada belirleyici rol oynar.
- Doğru ayakkabı seçimi: Sert kenarlı, dar veya yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınılmalı; yumuşak arka kenarlı ve destekleyici modeller tercih edilmelidir.
- Topuk koruyucu pedler: Ayakkabı içinde özel pedler kullanmak topuk arkasındaki baskıyı azaltabilir.
- Aşil tendonunu esnetme egzersizleri: Düzenli germe çalışmaları tendon gerginliğini hafifletebilir.
- Fazla tekrarlı aktivitelerden kaçınma: Yoğun koşu veya zıplama aktiviteleri sınırlandırılmalıdır.
- Kilo kontrolü: Fazla kilo topuklara binen yükü artırarak deformite riskini yükseltir.
- Erken önlem: Topuk arkasında ağrı, kızarıklık veya şişlik fark edildiğinde tedbir almak ilerlemenin önüne geçebilir.
Sonuç olarak, Haglund deformitesinden korunmak için uygun ayakkabı kullanımı, düzenli egzersizler ve basit yaşam tarzı düzenlemeleri oldukça etkilidir. Bu önlemler topuk sağlığını korumaya ve ağrı riskini azaltmaya katkı sağlar.

